Kayıtlar

hayat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Tek Öğün Beslenme, 10 Günlük Sıvı ve 13 Günlük Su Orucu Deneyimlerim

Resim
Bu yazıda yıllar içerisinde be slenme alışkanlıklarımın  nasıl değiştiğini, günlük beslenme düzenimde üç öğünden iki öğüne, sonrasında ağırlıklı olarak tek öğüne nasıl geçiş yaptığımı ve zaman zaman uyguladığım sıvı ve su oruçlarında yaşadığım deneyimleri anlatacağım.  Paylaşacaklarımın hiçbiri tavsiye niteliğinde değil, tamamen kendi tecrübelerime dair notlarım. Hekim onayı olmadan uygulanmasını asla tavsiye etmiyorum, sağlık açısından sonuçları son derece tehlikeli olabilir.  Çoğu insan gibi ben de günde 2-3 öğün yemek yemeyi normalleştirmiş bir kültürde yetiştim. Kahvaltıda iki lokma da olsa ağıza bir şeyler atılacak, öğlen en kötü bir tost ya da sandviç mideye bir şeyler gidecek ki enerji versin, akşam ise evde ne pişiyorsa o yenecek, tabakta yemek kalmayacak. Böyle bir beslenme düzeni içerisinde, günde 5-6 kez acıkıyor ve sürekli bir şeyler tıkınıyordum. (lise & üniversite yılları) Tabi ki o zamanlar insülin, pankreas çalışma mekanizması gibi konularla da pek ilg...

Sukha & Dukha

Resim
Uzaktan bakınca evler, dört duvar; gri kahve bir sessizlik; ışıklı, ışıksız. İnsanlar da uzaktan daha yalın, daha iyi; yaklaştıkça ne çabuk yıpranıyor ilişkiler. Acaba iyilik hali, aradaki mesafenin kendisi mi? Güzel bir manzara için de, güzel bir insan görmek için de hep uzaktan mı bakmak gerek? Oysa paylaşmaya, güvenmeye, samimiyete ihtiyaç var; yakın olmadan mümkün olabilir mi bunlar? Yakın oldukça tam tersi artan hep rekabet, hırs, yalan dolan, kıskançlık, art niyet, dram. Neden hayat yeterince zorken, daha da kasılmak çabası?  Sukha, Sanskrit dilinden çevrilince sevinç, rahatlık, keyif sözcüklerine karşılık geliyor; ama çoğu dilde anlamını tek bir kelime ile ifade etmek mümkün değil; bu minik kelime aynı zamanda “özgün mutluluk” ve “rahat alan” anlamlarında da kullanılıyor. Hayatımızda sukha var oldukça en çaresizinden başlayarak ölüm, hastalık, yokluk, ıstırap, kötülük, yalan dolan; yani dukha da hep olacak. Bazen bıçağın kemiğe dayandığı yer gibi yakın ve yakıcı, bazen parla...

Bu Mutsuz, Sevgisiz, Merhametsiz, Özgüvensiz, Agresif, Bencil İnsanlar Kimlerin Çocukları?

Resim
İddia ediyorum, yeterli vaktim olsa ispat da ederim: Çocuklarınıza karşılıksız sevmeyi, paylaşmayı, özgüveni, sorumluluk sahibi olmayı, merhameti ve cesareti onlara ancak hayvan sevgisi aşılayarak "eksiksiz ve aynı anda" öğretebilirsiniz. Tüm bu saydığım insani vasıflar, birbirinden ayrılmaması gereken erdemlerdir; bir bütün pakettir. İçinde doğa ve hayvan sevgisi barındırmayan hiçbir eğitim, hiçbir öğretmen ya da okul bu vasıfların hepsini birden bir çocuğa kazandıramaz. Siz istediğiniz kadar ideal anne baba olun, istediğiniz eğitimi satın alın çocuklarınız için; havuzlara, piyano kurslarına, dil okullarına, yurtdışına gönderin onları isterseniz, ister klasik müzik eşliğinde suda doğum yapın, ister on dil bilen dadılar tutun, ister psikologlarının onayı olmadan yanlarında nefes almayın, ister süt dişlerini uzay aracına koyun; bu vasıfları bir bütün olarak edinemezse çocuğunuz yarım yamalak bir insan olur. En başta şu ayrımı yapalım bir kere: Beklenti duygusu ile ilişki kurma...

Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti...

Resim
Ben kışı en çok çocukken sevdim. Benim için kış, gri Ankara'nın kuru ayazı değildi tabi. Evimizin önündeki yaşlı ve ihtişamlı sokak lambasının loş ışığında dans eden kar taneleri, bir gecede tüm ağaçları, evleri, arabaları farklılık gözetmeksizin eşitleyen o bembeyaz örtü ve iyi, kötü, çirkin, güzel bütün insanların yüzüne bir anlık da olsa aynı şekilde, aynı anda yansıyan o şaşkın, masum, çocuksu ifade... Kardan geriye kalan kış ise, yataktan çıktıktan sonra gece tekrar yatağa girinceye kadar asla ısınmayacak iki küçük ayak, pembe bir burun ve iki yanak, beslenme çantamda çok üşümüş bir tost, biraz hastalık, biraz sabırsızlık, değdiğimde yanmaktan ısınmayı bir türlü beceremediğim kalorifer petekleri demekti benim için. Çocukken zoruma giden, yatağımdan yaka paça çıkarılmak suretiyle erken kaldırılmak değildi aslında, asıl derdim sabah sabah evden çıkmaktı. En çok da kışları... Kasabın önünde ciğer bekleyen kedi gibi, uzun dolmuş kuyruğunda sıranın kendisine gelmesini bekleyen yo...

Küçük Erkeklerin Büyük Kompleksleri

Resim
Bugün hayvanlar hakkında yazmayacağım; çünkü ben onların dünyasında zalimliği  görmedim. Zulmetmek hakkında konuşacaksak, hayvanlar hayvanlıklarıyla insanlara ders verir.  Empati, farkındalık, muhakeme gibi yetilerden yoksun, sevgisiz, özgüveni olmayan, açgözlülüğünü ve sapkınlığını toplum baskısı kılıfında saklayan erkekler için kadın, elbette kendilerinden aşağı, çocuk doğurup temizlik ve yemek yapmaktan, onlara zevk ve eğlence vermekten başka işe yaramayan ikincil canlılardır. Neden? Çok basittir cevabı. Aslında, çok insancadır! (Bkz. Adler, Bireysel Psikoloji, Aşağılık kompleksi - Freud ile kavramsal fikir ayrılıkları olsa da her iki görüş de farklı perspektifler ile aynı konuyu ele alır) Kompleksli ve eksik hisseden insanlar, kendilerini kendilerinden aşağı gördükleri insanlarla beslerler. Bu tatmin, onlara güçlü olduklarını, farklı olduklarını hissettirir. Gururlarına en az kendileri kadar düşkün diğer erkeklerin içinde rekabete girmektense, karşılık görmeyeceklerinden e...

Karlar Kraliçesi

Resim
Masallarla büyütüldük hepimiz. Büyüdük ve bu masallardaki karakterlere büründük her birimiz. Kimimiz "Kırmızı Başlıklı Kız" olduk, kimimiz "Kurt", kimimiz "Pamuk Prenses", kimimiz "kötü kalpli bir cadı", kimimiz "Keloğlan", kimimiz "Kırkıncı Harami", kimimiz "Ağustos Böceği", kimimiz "Karınca", kimimiz "Külkedisi", kimimiz onun "üvey, çirkin ve kötü kalpli ablası", kimimiz "Rapunzel", kimimiz "Kibritçi Kız", kimimiz "Beyaz Atlı Prens", kimimiz "Gargamel"...  Benim kahramanım, iliklerime kadar işlemiş bir masal olan Karlar Kraliçesindeki Gerda idi. Bana benzediği için mi, ona benzediğim için mi; bilmiyorum. Karlar Kraliçesi, aslında diğer tüm masallar gibi, çocuklarına tekrar tekrar anlatırken belki bir gün birşeyler dank eder umuduyla büyükler için yazılmış; yani "çocuklar size söylüyoruz, büyükler siz anlayın" masallarından biri bence :)...

Küçük Erkeklerin Dev Kompleksleri

Resim
Bugün hayvanlar hakkında yazmayacağım; çünkü ben onların dünyasında şiddeti görmedim. Şiddet hakkında konuşacaksak, hayvanlar hayvanlıklarıyla insanlara ders verir.  Empati, farkındalık, muhakeme gibi yetilerden yoksun, sevgisiz, özgüveni olmayan, açgözlülüğünü ve sapkınlığını toplum baskısı kılıfında saklayan erkekler için kadın; elbette kendilerinden aşağı, çocuk doğurup temizlik ve yemek yapmaktan, onlara zevk ve eğlence vermekten başka işe yaramayan ikincil canlılardır. Neden? Çok basittir cevabı. Aslında, çok insancadır! (Bkz. Adler, Bireysel Psikoloji, Aşağılık kompleksi - Freud ile kavramsal fikir ayrılıkları olsa da her iki görüş de farklı perspektifler ile aynı konuyu ele alır) Kompleksli ve eksik hisseden insanlar, kendilerini kendilerinden aşağı gördükleri insanlarla beslerler. Bu tatmin, onlara güçlü olduklarını, farklı olduklarını hissettirir. Gururlarına en az kendileri kadar düşkün diğer erkeklerin içinde rekabete girmektense; ezebileceği, sövebileceği, dövebileceği ...

Kim, Neden Korkar?

Resim
Kimileri karanlıktan korkar; kimileri aydınlıktan... Kimilerini güzelliktir korkutan, kimilerini çirkinlik, Kimilerini dürüstlük, kimilerini yalanlar... Kimileri aldatılmaktan korkar; kimileri aldatmayanlardan... Hangi korkuyu ele alırsak alalım; korkunun sebebidir değişmeyen: Herkes, aslında kendinde olmayanla karşılaşmaktan korkar. Fotoğraf: Alexander Krivitskiy, Pexels